8 Temmuz 2014 Salı

MAVİ OKYANUS STRATEJİSİ


 "Toplam Kalite Yönetimi" "Örnek Alma" vb. Yönetim teknikleri önemini kaybederken,"Vizyon-Misyon" "Müşteri Tatmini" "Müşteriyi Elde Tutma" " Stratejik Yönetim" gibi teknikler giderek daha da önem kazanıyorlar. 2004 yılında İnsead Business School da görevli W.Chan Kim ve Rence Mauborgne adlı iki profesör, Porter ın rekabet gücünü artırmayı hedefleyen "rekabette beş güç" tekniği yerine rekabeti etkisiz hale getirmeyi ve kendinle yarışmayı hedefleyen "Mavi Okyanus" stratejisini yönetim dünyasına kazandırdılar.
  Bu strateji dört ardışık adımdan oluşuyor ;
     1- Pazarının sınırlarını yeniden tarifle
Rekabetin henüz bakmadığı alanları tara bunun için senin ürünlerine alternatif olan ürün ve hizmetlerin pazarına bak.
     2- Rakamlara değil "Büyük Resme" odaklan.
     3- Mevcut talebin çok ötesine geç
Bunun için sadece müşterilerine değil "müşterin olmayanlara da" bak.
     4-Stratejik sıralamayı doğru yap
         - Tüketicinin aldığı fayda ve hizmet
         - Geniş tüketici kitlesini çekebilecek fiyat
         - Bu fiyatta kar ettirebilecek maliyet
         - En baştan başlayarak adımları tekrar tekrar gözden geçir uygulamana neler engel oluyor tek tek tespit et çözüm ekipleri oluştur ve çözüm üret.
    
        Sevgili Patron,
Unutma bu stratejinin hedefi rekabeti etkisiz hale getirmektir tıpkı savaşlarda ki gibi.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

ŞİRKET DEĞERİ NASIL ARTAR.?


 Şirket değeri şirketiniz ister borsada işlem görsün ister görmesin hissedarlar için vazgeçilmez bir kavramdır.Şirket değerinin artışı dört yönlü bakış açısının birbirleriyle dengelenmesiyle mümkün olur.
Bu bakış açıları:
    1- Finansal Bakış
Öncelikle şirket içinde doğru,tutarlı,zamanında ve yararlı finansal bilgilerin üretiliyor ve değerlendiriliyor olması gerekir.Faaliyet karı,Serbest nakit,Hisse başı kar,Hisse başı temettü,Pazar payı,Büyüme hızı,Birim maliyetler...vb veriler ölçülmeli önceki dönemler ve mümkünse rekabetle karşılaştırılmalı gereken önlem varsa tespit edilmeli ve uygulanmalıdır.
     2- Müşteriye Bakış
Müşteriye hizmeti ve ürünü odak noktasına koymak esastır zira memnun müşteri sadık müşteridir unutmayalım ki mevcut müşteriyi elde tutmak yenisini kazanmaktan daha az maliyetlidir.Bu noktada müşteri ilişkileri hayati önem arz etmektedir ancak çağrı merkezlerinin mekanik cevap tuzağına düşmekten kaçınırken bıktırıcı olmamaya da özen gösterilmelidir.
     3- İş Süreçlerine Bakış
Bu bakış açısı şirketin anahtar süreçlerini eleştirel ve yaratıcı bir gözle irdelemektir.Üretimde mükemmellik,kalite anlayışı,stok kontrol,lojistik,yeni bir ürünün geliştirilmesi ve piyasaya sunulması.operasyonel denetim,kariyer yönetimi süreçlerden bazılarıdır.Süreçler analiz edilirken birbirini tekrar edenler ortaya çıkar ve elemine edilirler bu hem zaman hem maliyet tasarrufu getirir.
Süreçleri irdelemenin temel hedefi nerede iyiyiz nasıl daha iyi
olabiliriz,iyi olmadığımız noktaları nasıl geliştirebiliriz olmalıdır. 
      4- Öğrenme ve Büyüme Bakışı
Nasıl değişiriz ve değişirken de büyürüz sorusunun cevabıdır bu bakış açısı.Gelecekteki potansiyel performans,yatırım yapılacak alanlar,çalışanların gelişimi,iş başı eğitimler,mentorluk düzeni bu bakış açısının varacağı hedefler olmalıdır.

      Sevgili patron,
Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığım bakış açılarını benimseyen ve aralarındaki dengeyi kurabilen yöneticilerin varsa şirket değerin uçuşa geçer mutlu olursun.  

4 Temmuz 2014 Cuma

ZAMAN


Zaman en kısıtlı ve en kıymetli kaynaktır zira hiçbir şekilde geri gelmez yerine başka bir şey konmaz.Etkin yöneticiler zamanın nereye gittiğini fark ve tespit edenlerdir.Zamanın kayıt altına alınması zaman yönetiminin ilk adımıdır bu size gereksizleri ayıklama ortak olanları birleştirme fırsatı verecektir.

Öncelik görevleri planlama olmayıp zamanı planlamak olmalıdır burada anahtar bir işin uzmanı değilseniz onunla uğraşmak yerine o işin uzmanlarını bulmaktır.
  
    Sevgili patron,
Yöneticin zamanını yönetemiyorsa  hiçbirşeyi yönetemiyordur.

1 Temmuz 2014 Salı

YÖNETİCİ TRANSFERİ

 Bir yöneticiyi geçmişteki başarılı performansından ötürü şirketinize
transfer edeblirsiniz ancak onun başarısının devamı sizin ona hazırlayacağınız ve sahip çıkacağınız ortama bağlıdır.Bu ortam ona kendi bildiği tarzda yoğurt yemesine müsade etmelidir,siz sonuca odaklanın onun iş yapış tarzına değil aksi taktirde bir süre sonra huzursuzluk başlar zaten şirket içindeki geleneksel yapı su uyur düşman uyumaz misali pusuda beklemektedir.Bu durumda onu koruyacak sahip çıkacak olan sizsiniz bu koruma sadece sözle değil tutum ve davranışlarınızla hayat bulmalıdır.

      SEVGİLİ PATRON,
Bunu başarabilirseniz o yönetici hedeflere ulaşacak ve şirketinize değer katacaktır.

12 Ekim 2013 Cumartesi

HIZLA KÜÇÜLEN HOLDİNGLERE BİR TAVSİYE-2

Hızla küçülmekte olan Holdinglerin hissedar ve hissedar olmayan yöneticilerine tavsiyem Mark Sanborn'un Amerika Birleşik Devletlerin de kısa zamanda en çok satan kitaplar arasında yerini almış olan FRED adlı kitabını çok iyi okumaları ve değerlendirmeleridir.Mark Sanborn kitabını yeni taşınmış olduğu mahallenin Fred isimli postacısının işini yaparken ki düşünce,davranış ve tutumları üzerine kurgulamış ve onun üzerinden iş ve yönetim dünyasına mesajlar vermiştir.FRED ilkeleri diyebileceğimiz mesajlar kısaca şöyledir ;
     1- Herkes Fark Yaratabilir
Bunun için ne zaman,nasıl,kime ve neye karşı sorularına doğru cevapla mümkün olur.Martin Luther King e göre bu " eğer bir adam çöpçüyse sokakları,Michelango'nun resimleri,Bethoven'ın besteleri,Shekspir'in şiirleri gibi süpürmeli ki insanlar burada işini mükemmel yapan bir çöpçü yaşardı" desinler.
     2- Başarı İlişkilerle Olur
Liderler çevrelerinde bulunanların insan olduklarını anladıkları zaman başarı yolunda bir adım atmış olurlar.Bunun için sahici olmak,ilgili olmak,iyi bir dinleyici olmak,empati yapmak,dürüst olmak,yardımcı olmak vb.insani duyguları benimsemiş olmaları gerekir.
    3- Sürekli Değer Yaratabilmelisiniz
Marifet herhangi bir konuda rakiplerinizden ne kadar fazla para harcadığınız değil,hayal gücünüzü ne kadar daha fazla kullandığınız ve ne kadar daha fazla düşündüğünüzdür.Bunun için hayatı boyunca başarılı olamayan iki insan tipinden uzak durun bunlardan biri kendisine söyleneni yapmayan öteki ise kendisine söylenenden fazlasını yapmayandır.
    4- Kendinizi Sürekli Yeniden Keşfedin
Bunun için,hayatınıza zorlayıcı nedenleri sokmaktan çekinmeyin,deneyimlerinizi sadece yeri gelince ortaya çıkarın,zeka kat sayınızı değil uygulama kat sayınızı artırın,en iyinin peşinde olun,gölgeniz rakibiniz olsun,her gece günün muhasebesini yapın.

Sevgili Patron,

Şimdi samimiyetle etrafına bak işletmende kaç tane FRED var.Daha fazla küçülmek istemiyorsan Fredleri bul.Bu arada Fred ne demek mi? F-Find(bul) R-Reward(ödüllendir) E-Educate(eğit) D-Demonstrate(göster).

28 Eylül 2013 Cumartesi

TÜRKİYE DEKİ SİNEMA SEKTÖRÜ YATIRIMCILARINA...

1960 lar dan 1980 lere kadar Belçika da sinema sektörü bir çok ülkede olduğu gibi hızla küçülmüştür,uydu,kablo tv,pay tv,ev sinema sistemleri gibi bir çok faktörü bu küçülmenin nedenleri olarak görebiliriz. Bu gelişmeler karşısında bir çok sinema işleticisi sektörü terk ederken geriye kalanlar sinemaları çok salonlu hale dönüştürerek bazen sayıları 10 u bulan küçük merkezli mekanlar yarattılar,bütün müşteri kesimlerini çekebilmek için farklı filmleri gösterim sayılarını artırarak devreye aldılar ve yiyecek içecek hizmetlerini zenginleştirdiler.
Buraya kadar anlattıklarım bize hiç yabancı değil orası Belçika değil sanki Türkiye.Ancak 1988 yılında BERT CLASEYS diye bir firma ortaya çıktı ve sektörü alt üst ediverdi,Kinepolis adını verdiği 7600 seyirci kapasiteli 25 salondan oluşan dünyanın ilk dev sinema binasını açıverdi.Ortalama koltuk sayısının 700 olduğu koltuklar arasında geçiş rahatlığı için geniş alanların bırakıldığı, 29*10 metre boyutunda dev sinema perdeleri 70 mm lik prokeksiyon cihazları ve en son teknoloji ses düzenekleri ile her türlü sektör standardının dışında bir konsept ortaya çıktı.Şirket bu yeni konsept ile ilk yıl pazarın %50 sini ele geçirirken pazarı % 40 büyütmeyi başardı.Bu arada bu dev kompleksi şehir dışına kurarken bedava otopark ve vale hizmeti vermeyi de ihmal etmedi.

Sevgili Patron,

Değerli birikimlerini yatırdığın sinema sektöründe kaybedenlerden olmak istemiyorsan BERT CLASEYS in hikayesini daha derinden araştır belki erken yol alır yatırımını değere çevirebilirsin.

HIZLA KÜÇÜLEN HOLDİNGLERE BİR TAVSİYE


Yapılan araştırmalar yüksek büyüme hızı elde eden şirketlerin geleneksel strateji anlayışını bir kenara koyup " Değer Yaratıcılığı " adı verilen yeni bir strateji anlayışını benimsediklerini ortaya koymuştur.

Bu stratejik anlayışın temel özellikleri ;
   - Sektör koşullarının sorgulanabileceği ve biçimlendirilebileceği
   - Pazara hakimiyet için rekabetin değil şirketin kendi değer zinciri içinde yapacağı kuvantum sıçramaların belirleyici olduğu
   - Müşterileri segmentlere ayırıp farklılıkları üzerine odaklanmak yerine,ortak noktalarını bulup ona odaklanmak gerektiği (Başlangıç da müşteri kaybı getirse bile)
   - Bu işe yeni başlıyor olsa idik "ne yapardık" sorusunu sık sık kendilerine sormaları

Bu stratejiyi başarıyla uygulayan ve literatür de örnek gösterilen şirketlerden birisi de Fransız Otelcilik Zinciri Accor dur.Accor müşterilerin ortak noktasını "düşük bir bedel karşılığı iyi bir gece uykusu"olarak saptamış buna göre oda tasarımlarından,lobi tasarımına,yoğun giriş çıkışların olmadığı anlarda resepsiyon hizmetlerini çağrı merkezleri ile vermeye kadar bir çok sektör varsayımını alt üst etmiş ve yakaladığı maliyet avantajlarını fiyata da yansıtarak sadece Fransa da ucuz otel müşterilerini yakalamakla kalmamış kısa zamanda global bir otel zinciri haline gelmiştir.

 Sevgili Patron
Bu konuda örnekler çok CNN,VİRGİN.......vb. Stratejiden sorumlu ekibine bir görev ver biraz derinlemesine araştırma yapsınlar belki tekrar büyüme yoluna girebilecek bir şeyler bulabilirsiniz.