1 Ocak 2011 Cumartesi
ORTAKLIK...
Ortaklık zor bir iştir hele birde %50-50 olursa, bir fıkra var " bir sabah kahvaltısında bir domuz ve bir tavuk bir araya geliyorlar,tavuk domuza"ne dersin %50-50 bir kahvaltı ortaklığı kurmaya" domuz"neden olmasın" tavuk"tamam ben her sabah bir yumurta getiririm sende pastırma" domuz önce "olur" der bir kaç dakika sonra aklı başına gelir ve arkadaş"bu nasıl ortaklık sen her gün yumurta getirebilirsin ama ya ben bir kez pastırma getirebilirim." Ortaklık doğru yapılandırılmamış sa fıkradaki gibi mutlak birinin diğerini yutmasıyla son bulur,peki ne yapmak lazım.?
SEVGİLİ PATRON,
- CEO her iki ortağa eşit mesafede olmalı,
- Telefonu eline alınca CEO ya bağlı kişilerden bilgi alma,bir şey isteme,
- Yılda en az bir kez ortağınla birlikte aileni al ve bir kaç gün geçir mümkünse bir tekne turu yap,
- Ortağınla birlikte karşılıklı birer yetkili belirleyin yönetimle ve ortaklarla köprü rolü oynasınlar ancak dikkat et bilgili oldukları kadar kavgacı olmasınlar,
- Sadece CEO yu birlikte seçin sonra bırakın CEO kendi yönetim kadrosunu kursun,
- Her ortak kuvvetli olduğu yerde katkısını versin diğer konularda ortağına saygı duysun,
- Yönetim kurulunda 3. bir göz olsun.
Yukarıda sıraladıklarım gerek şart olup yeter şart "vizyon" da mutabakattır aksi halde fıkra gerçek olur.
SİNEMAYA GİDERMİSİNİZ...?
Yağmur sonrası yeşil bir başka yeşil olur toprak bir başka kokar insan bir başka keyif alır tabiattan,işte böyle bir günde yeni çıkan kitaplara göz atıyordum bir tanesi çok ilginç geldi "The big picture." Büyük resim anlamına gelen kitap filmlerden şirketlerin çok önemli dersler çıkarabileceğini söylüyor ve 60 civarında filmi bu gözle irdeliyordu,hemen soluğu sinema odamda aldım ve "Son Samuray,Cesur Yürek,Züğürt Ağa ve bir kaç filmi daha kitaptaki gözle izledim,neler mi gördüm.?
SEVGİLİ PATRON,
- Ahlak olmadan hiçbir şey olmuyor,
- Büyük bir vizyonun yoksa boşa kürek çekiyorsun,
- Cesaret başarının olmazsa olmazıdır,
- Ne yaptığından daha fazla nasıl yaptığın önemli,
- Kendi kültürüne yabancılaşır san kaybeden sen olursun,
- Birlikte yürüdüğün insanları iyi seç yoksa yolda kalırsın,
- Rekabeti iyi tahlil et nereden geleceği belli olmaz....
PATRONLARIN EN SIK YAPTIKLARI HATALAR...
- Şirket bilgilerini en az iki farklı mekanda yedeklememek,
- Rakiplerini düşman gibi görmek ve onları yok etmeye çalışmak,
- Akraba,eş,dost ile iş görmek,
- Başta maliye olmak üzere devlet kurumları ile dalaşmak,
- Güzel bir hanımı yada yakışıklı bir beyi asistan yapmak
- Danışmanları,teknolojiyi ıskalamak,
- Damat ve kızını aynı şirkette ast üst olarak çalıştırmak,
- Medya üzerinden kavga etmek,
- Örnek almamak,
- Gelişmiş bir ülke yada şirket görmeden yeni bir işe kalkışmak
- Kendisini her şeyin üzerinde görmek,
- Sosyal vatandaş olucam derken atılan taşın kurbağayı ürkütmemesi,
- Genç aile fertlerine kaldırabilecekleri yükten daha fazlasını vermek,
- Çalışanlarının insan olduğunu unutup onlara sadece bir kaynak muamelesi yapmak,
- Geçmişte hizmet vermiş çalışanlarını yok varsaymak,
- Paranın yegane güç olduğunu sanmak
SEVGİLİ PATRON,
Lütfen yukarıdaki listeyi iki kez oku,sindir ve kendine dürüst ol ve yanlışları yok et yoksa gün gelir o yanlışlar seni yok eder.
MİSYON....
Bu sözcük çoğu patrona bir anlam ifade etmez ve yeni yetme yöneticilerin ortaya attığı bir kavram sanar ve boş verirler oysa basit ama çok önemli bir kavramdır işinizi tarifler ve varlık sebebinizi söyler.
Ticaret kanunumuzda düzenlenen şirket esas mukavelesinin yani anayasasının "amaç"maddesidir,misyon.Hal böyle iken 32 yıllık iş yaşamımda gördüğüm amaç maddeleri tam bir lahmacuna benzer o da olsun buda olsun, ne zararı var ileride lazım olur mantığı ile hemen hemen her konu bu maddede yer alır,oysa bu kavram o kadar önemlidir ki akıbetinizi dahi etkiliye bilir,son dönemde rast geldiğim kurumlardan birisi kendisin kah yatırım fonu kah işlerin sahibi gibi görüyordu,birbirinden 180 derece farklı bu iki anlayışın maliyetini söylesem dudaklarınız uçuklar..!
SEVGİLİ PATRON,
Dudağının uçuklamasını istemiyorsan misyonunu iyi belirle işini iyi tarif et...
MUHASEBE MÜHENDİSLERİ...
" Muhasebe mühendisleri" bu sözcük Türk yönetim kültürüne armağan ettiğim CEO,İŞ GELİŞTİRME ve daha bir çok kavram arasında en sevdiklerimden biridir,bir balon hikayesi vardır;"adamın biri balonla yolculuk yaparken yolunu kaybeder sağa sola,aşağı yukarı sürüklenirken yerde bir adam görür ve seslenir,arkadaş sanıyorum yolumu kaybettim söylermisin neredeyim"aşağıdaki "25 metre yukarıda balondasın" diye cevaplar,balondaki arkadaş "sen Muhasebeci misin.?"Aşağıdaki"evet nasıl bildin"balondaki "dediğin doğru ancak hiç bir işe yaramıyor..!"
Muhasebe mühendislerini bundan daha güzel anlatan bir hikaye olamaz,muhasebe mühendisleri genelde Maliye bürokrasisinde görev almışlardır ve masanın öbür tarafını biliyor diye özel sektörce makbul insan olarak kabul edilirler oysa son derece katı bir bürokrasiden geldikleri için panoramik fotoğraf çekme becerileri yoktur ve onlar için sadece kareler vardır.
SEVGİLİ PATRON,
Sen sen ol bu balon hikayesini iyi belle ve muhasebe mühendislerine hak ettiklerinden daha fazla prim verme yoksa bazı büyüklerin düştükleri duruma sende düşersin..!
HALININ ALTI...
Kifayetsiz muhterisler,yetkisiz yetkililer,kraldan fazla kralcılar hemen hemen yaptıkları bütün işlerde patronun beğenisini referans alırlar işin kendisini değil.Yol boyunca bakarlar eğer işler yolunda ise mesele yok,yok eğer yolunda değilse patrona çaktırmadan halının altına süpürürler.Evde ki temizlikçi kadında aynı şeyi yapar..!
Ben evde de meraklıyımdır ofiste de halının altında ne var diye.?Görev yaptığım yerlerde bu merak gelir beni bulur halıyı şöyle ucundan tutup hafifçe kaldırırım ve olmayan saçımın telinden ayak parmaklarına kadar toz içinde kalırım.Bulguları patronlarla paylaşınca ağızları açık kalır özellikle vergi planlaması adı altında yapılanlar tam bir toz bulutudur,dağıldıkça ortaya çıkanlar insana küçük dilini yutturabilir,isterseniz vergi cezası alan büyük holdinglere bir bakın..!
SEVGİLİ PATRON,
Ara sıra halının altına baktığını hissettir kısa bir zaman sonra "mış" gibiler ortadan kalkar aksi halde ağzın açık kalır...!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)